İş sağlığı ve güvenliği, modern çalışma hayatının sadece vicdani bir sorumluluğu değil, aynı zamanda ağır yasal yükümlülükler içeren hukuki bir zorunluluğudur. Türkiye’de çalışma hayatının anayasası kabul edilen 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere çalışanların sağlık ve güvenliğini koruma konusunda kesin ve net görevler yüklemiştir. Kanun, geleneksel "reaktif" (kaza olduktan sonra müdahale) yaklaşımı reddederek, "proaktif" (önleyici) bir yaklaşımı benimser. Bu bağlamda, işe giriş muayeneleri ve periyodik sağlık taramaları, meslek hastalıklarını ve iş kazalarını oluşmadan engellemek adına kanunun en kritik maddelerini oluşturur.
İşverenler, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenlik risklerine maruz kalmalarını önlemekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, çalışanın işe başladığı ilk günden itibaren başlar ve iş akdi devam ettiği sürece periyodik olarak devam eder. Sağlık gözetimi yapılmadan veya "işe elverişli" raporu alınmadan çalıştırılan her personel, işveren için hem yasal bir risk hem de ciddi bir maddi külfet anlamına gelir. Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri için bu süreç, hayati bir önem taşır ve denetimlerde ilk bakılan evraklar arasındadır.
Kanun maddeleri uyarınca işverenler, aşağıdaki durumlarda çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:
İşe Girişlerde: Çalışanın yapacağı işin niteliğine uygun fiziksel ve biyolojik yeterliliğe sahip olduğunun kanıtlanması.
İş Değişikliğinde: Çalışanın görev yeri veya yaptığı iş değiştiğinde, yeni risklere karşı sağlık durumunun yeniden değerlendirilmesi.
İş Kazası veya Meslek Hastalığı Sonrası: Sağlık sorunları nedeniyle işten uzaklaşan personelin işe dönüşünde.
Periyodik Aralıklarla: İş yerinin tehlike sınıfına göre belirlenen düzenli aralıklarla sağlık taramalarının yenilenmesi.
Sağlık taramalarının ne sıklıkla yapılacağı, işletmenin tehlike sınıfına göre yasal olarak belirlenmiştir. Bu süreler azami sürelerdir; İşyeri Hekimi gerek gördüğü takdirde bu süreleri kısaltabilir.
| Tehlike Sınıfı | Örnek Sektörler | Yasal Muayene Sıklığı (En Geç) |
| Çok Tehlikeli | İnşaat, Maden, Kimya, Metal Sanayi | Yılda 1 Kez |
| Tehlikeli | Üretim, Tekstil, Mobilya, Gıda | 3 Yılda 1 Kez |
| Az Tehlikeli | Ofis, Büro Hizmetleri, Perakende, Eğitim | 5 Yılda 1 Kez |
Sağlık gözetimi yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, 6331 Sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca ciddi İdari Para Cezaları ile sonuçlanır. Önemli bir detay olarak; bu cezalar tek bir seferlik değildir, sağlık raporu bulunmayan her bir çalışan için ayrı ayrı uygulanır ve ihlal devam ettiği sürece her ay tekrarlanabilir.
Ayrıca, olası bir iş kazası veya meslek hastalığı tespitinde, çalışanın periyodik sağlık raporunun bulunmaması veya eksik olması, işverenin "Asli Kusurlu" sayılmasına neden olur. Bu durum, SGK rücu davaları ve yüksek tazminat bedelleri ile işletmenin mali yapısını sarsabilecek hukuki süreçleri beraberinde getirir.
İşletmenizin tehlike sınıfı ne olursa olsun, yasal süreleri takip etmek ve yüzlerce çalışanı hastaneye sevk etmek büyük bir operasyonel yük olabilir. Oxycan Mobil Sağlık Hizmetleri olarak, 6331 Sayılı Kanun’a tam uyumlu mobil araçlarımızla bu süreci tesisinizde yönetiyoruz.
Siz üretiminize devam ederken, biz çalışanlarınızın akciğer grafisinden işitme testine, kan tahlillerinden portör muayenesine kadar tüm taramalarını tamamlıyor ve İşyeri Hekiminizin onayına sunulacak şekilde raporluyoruz. Böylece hem yasal cezai risklerden korunuyor hem de çalışan sağlığını güvence altına alıyorsunuz.